top of page

Türkiye Cumhuriyeti’nin madeni para tarihi, 3 Ağustos 1924 yılında basılan ilk madeni ufaklık paralarla başlar. Osmanlı İmparatorluğu'ndan devralınan ekonomik yapıyı millileştirmek amacıyla çıkarılan bu ilk seride yüz para, beş kuruş, on kuruş ve ardından yirmi beş kuruşlar yer alıyordu. Henüz Harf İnkılabı gerçekleşmediği için bu paraların üzerinde Osmanlıca harflerle "Türkiye Cumhuriyeti" yazmaktaydı ve üzerlerinde Atatürk portresi yerine ay-yıldız, başak ve meşe dalları gibi milli motifler bulunuyordu.

1928 yılındaki Harf Devrimi'nin ardından madeni paraların çehresi de tamamen değişti ve Latin alfabesiyle basılan ilk madeni paralar 1934 yılında yüz kuruş ve gümüş bir lira olarak tedavüle çıktı. Tasarımcı Ali Cemal Bey'in çizimiyle, Mustafa Kemal Atatürk'ün sol profilden ikonik portresi madeni paralara ilk kez bu dönemde işlendi ve bu durum kalıcı bir darphane geleneğine dönüştü. İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı ekonomik zorluklar döneminde ise metal tasarrufu amacıyla Cumhuriyet tarihinin en küçük madeni parası olan alüminyum-bronz alaşımlı on paralar basıldı; savaş sonrasında ise gümüş maliyetlerinin artması nedeniyle pirinç alaşımlı kuruşlar piyasaya sürüldü.

1960’lara gelindiğinde üretim teknolojisindeki ilerlemelerle birlikte daha dayanıklı olan paslanmaz çelik paralar hayatımıza girdi.  Ekonomik büyüme ve nakit ihtiyacı doğrultusunda 1960'ta iki buçuk lira, 1974'te ise beş lira madeni para olarak aileye katıldı. Ancak 1980 sonrasında Türkiye'nin kronik yüksek enflasyon sürecine girmesi, madeni paraların değerini hızla eriterek kuruş kavramını tamamen ortadan kaldırdı. Bu dönemde paraların üzerine hızla sıfırlar eklenerek sırasıyla on, yirmi, elli, yüz liralık paralar basıldı ve 1990'lı yılların sonuna gelindiğinde cebimizde hafif alüminyum alaşımlardan yapılmış yirmi beş bin, elli bin, yüz bin ve iki yüz elli bin liralık devasa nominal değerli madeni paralar taşınmaya başlandı.

Bu karmaşık duruma son veren hamle 1 Ocak 2005 tarihinde geldi ve Türk lirasından altı sıfır atılarak geçiş sürecinde Yeni Türk Lirası sistemine geçildi. Böylece kuruş kavramı yıllar sonra geri döndü; bir, beş, on, yirmi beş, elli yeni kuruşlar ile dışı sarı içi gümüş halkalı bimetal teknolojiye sahip bir yeni Türk lirası madeni paraları tedavüle çıktı. 1 Ocak 2009'da ise "Yeni" ibaresi tamamen kaldırılarak bugün de cüzdanlarımızda taşımaya devam ettiğimiz Türk Lirası serisine geçiş yapıldı. Yakın tarihte küresel metal maliyetlerinin artması üzerine 2023 yılında paraların ağırlık ve kalınlıkları darphane tarafından yaklaşık yüzde otuz oranında hafifletildi. Aynı yıl Cumhuriyet'in yüzüncü yılı anısına basılan bimetal beş Türk lirası ise, piyasadaki yoğun talep ve nakit dolaşımı ihtiyacı sebebiyle kalıcı bir tedavül parası haline getirilerek Türk madeni para tarihinin en son halkasını oluşturdu.

  • Instagram
  • Facebook

©2021, GÜZİDE KOLEKSİYON tarafından kurulmuştur.

Site içeriğinin yanı sıra güzidekoleksiyon sayfasından metinleri ve fotoğrafları kopyalamak, yönetici onayı olmadan izin verilmez. 

bottom of page